Kapat Hoşgeldin, Ziyaretçi | Oturum AçKayıt Ol

GÖZYAŞLARI

GÖZYAŞLARI

Sırılsıklam, ince ince narin narin, yürekten akıp giden gözyaşları; kanayan, sızlayan, inleyen, çırpınan, acı çeken yürekten, fışkırarak.

Yürek, gözyaşlarının bulut yüklü mavi göğüdür;

kaynayarak akıp giden boz, beyaz ya da simsiyah heybetiyle ürküten bulutların.

Gözyaşı arılığın, saflığın, hüznün, samimiyetin,

içtenliğin, fedakarlığın, diğergamlığın incisidir;

yürekte kaynayan, yürekte beslenen, yürekte

demlenen, yürekte, barajdaki suyun kinetik enerjisi gibi bekleyen.

Gözyaşı bir volkandır, ispattır, içiçe girmedir,

arınmadır.

Düşlerin, hayallerin, umutların anavatanından çıkıp

gelen nemli lodos esintisidir gözyaşları.

Başlamaktır yepyeni bir sevdaya.

Hasretin, vuslatın, sevincin yağmurudur gözlerimizden süzülen, yüzümüzü ıslatan.

Sütten şelalesidir hayatımızın,

sürüp giden çağlayanıdır aşklarımızın gözyaşı.

Yere düşen bir çok şey kirlenir,

gözyaşları ise toprağa düşünce kurumuş yediveren güllerini sular, onlara hayat verir.

Gözyaşları bir duada ne kadar samimi,

bir korkuda ne kadar tedirgin ve titrek,

bir özlemde ne kadar sıcak,

bir ayrılıkta ne kadar derin,

bir buluşmada ne kadar ılık,

bir çilede ne kadar anlamlı,

bir acıda ne kadar yanıktır.

Nöbet nöbet, dalga dalga,

kaynaya kaynaya akan gözyaşları,

bir ırmak gibi, her hıçkırıkta kıvrılan, bükülen, incelen, derinleşen ama okyanusuna yani sevgilisine ulaşmak için başını taşlara vura vura hep akan gözyaşları.

Efendiler efendisinin sevgili şehri Medine, uzaklardan görüldüğünde, çılgın nehirler gibi kayaları sürükleyen gözyaşları.

Uhudun koynuna gizlenmiş minik mağaracıktaki

cennet kokularından başı dönen

sonra fışkırarak Uhud'un eteklerine doğru sırılsıklam, çılgınca ve sevinçle akan gözyaşları.

Çünkü Uhud'da vücudunuzda ki bütün azalarınızın

yumruk kadar küçülerek bir araya toplandığını,

bir avuç içine sığacak kor külçesine dönüştüğünü,

bedeninizin eklem yerlerinden koparak parçalandığını sanırsınız.

Başınızdan terler gözlerinizden sel gibi yaşlar dökersiniz.

Vücut sesiniz kısılır,

çaresiz ve halsiz düşersiniz.

Yürek, akıl, ruh, beden ve kaderin birbiriyle olan bağlantıları kopar. 

Eğer teslim olmazsanız kalbin, ruhun ve bedenin sahibine tekrar toparlanıp bunlar arasındaki bağlantıyı kuramazsınız.

Fakat teslim olduğunuzda tükenmezsiniz, ayağa kalkarsınız.

Ve gözyaşları hep Medineye hep Medineye

yani, hep okyanusuna ulaşmak için nice ömürler tüketerek

akar akar akarlar.

Ulaşacaklar mı dersiniz?

Evet umut edilir.


Ferman Karaçam / Yetim Çağrışımlar

Henüz hiç yorum yapılmamış...

Yorum Yap

(*) işaretli alanların doldurulması zorunludur.


Captcha