Kapat Hoşgeldin, Ziyaretçi | Oturum AçKayıt Ol

MÜNEVVER MAHMURE ÖZ İLE YILDIZDAĞI TEZBİH SERGİSİ DOLAYISIYLA BİR KONUŞMA

MÜNEVVER MAHMURE ÖZ İLE YILDIZDAĞI TEZBİH SERGİSİ DOLAYISIYLA BİR KONUŞMA
Münevver Hanım nasıl tezhip yapmaya başladınız, anlatırmışsınız?

1976 da, Kazım Taşkent salonunda süsleme sanatları kursunun varlığını öğrendim. Bu kurs Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, tıp tarihi kürsüsünde Ord.Prof.Süheyl Ünver Bey’ in yönetiminde yapılıyordu. Aynı yıl yine aynı konuda ve tezhiple ilgili bir kurs da Kültür Bakanlığı açtı. Topkapı Sarayı’nda açılan bu kursa da devam edip 1981 de mezun oldum ve aynı kursta öğretim görevlisi oldum. 1982 de M.Üniversitesi’nin “Geleneksel Türk Sanatları” dalında düzenlediği bir sınavı kazanıp, iki yıl kalem işleri eğitimi gördüm. Şu anda 70 öğrencisi olan Topkapı Sarayı’ndaki kursta öğretmenlik yaparken, bir yandan da işletme ile ilgili kendi atölyemde çalışmalarımı sürdürüyorum.

Daha önce serginiz olmuş muydu?

Karma olarak, evet; İstanbul, Ankara, İzmir, Konya ve Antalya gibi şehirlerimizde karma sergilere katıldım. Bu benim ilk özel sergim.

Tezhibin yapılışından biraz söz eder misiniz?

Tezhip altınla yapılan süslemedir. 22,23 ya da 23 buçuk ayar altından yapılır. Tezhibi yapacağınız ya bir yazı çerçevesi veya yazısız herhangi bir satıhtır. Önce desen kompozisyonu hazırlanır, altınlar sürülür ve mühürlenir. Mühre: Sert bir taş olup, altın ve kâğıdı parlatmak için iki ayrı büyüklükte olur. Mührelendikten sonra siyah boya ile tahrirleri çekilir ve önce motiflerin sonra zeminin boyama işi yapılır en sonunda da varsa tığ dediğimiz uç kısımların süslemesi yapılır.

Münevver Hanım görüyorum ki motifleriniz tümüyle İslam’dan ya da İslam Uygarlığının örneklerinden seçilmiş, affedersiniz bu bir şartlandırmamıdır yoksa başka bir sebebi mi var?

Evet önemli bir şey bu. Bakın, ben ilk yani bundan dokuz yıl önce boş vakitlerimi değerlendirmek için başlamıştım. Ama şimdi farklı tabi, şimdi manevi bir haz duyuyorum bu işten, yapmasam olmaz. Elbette modern plastik sanatların da bir anlatmak istediği vardır, ama ben bir şey anlamıyorum. Klasik sanatları da severim: Baktığınız zaman ağaç ağaçtır, ev evdir.

Peki, Osmanlıca ya da Arapça olan bu yazıları okuyabiliyor musunuz?

Tabi ki okuyorum. Mesela Hattat Talip Bey buraya-belki beni uğraştırmak için çok zor bir yazı yazdı, ama okudum. İster Arapça, ister Osmanlıca hangisi olursa okurum. Kur’an-ı Kerimi ’de tecvitsiz olarak okuyorum.

Efendim, bu ince, çetin ve güzel sanatınızda başarılı olmanızı diliyor, bu konuşmanız için teşekkür ediyorum.

Ben teşekkür ederim, sağ olun.

Ferman Karaçam
fermankaracam@gmail.com
fermankaracam@twitter.com
https://twitter.com/fermankaracam


Henüz hiç yorum yapılmamış...

Yorum Yap

(*) işaretli alanların doldurulması zorunludur.


Captcha