Kapat Hoşgeldin, Ziyaretçi | Oturum AçKayıt Ol

SAMİHA AYVERDİ İLE MİSYONERLİK ÜZERİNE BİR KONUŞMA

SAMİHA AYVERDİ İLE MİSYONERLİK ÜZERİNE BİR KONUŞMA Semiha Hanım nedir misyonerlik bize biraz tanıtır mısınız?

Misyonerlik bir meslek, bol bol para temin edilen, çok para kazanılan bir meslek, Dünyanın zengin müessesesi olması bir yana, aynı zamanda haçlı ruhunu da ayakta tutar. Kilise, İliğini kemiğini sömürüyor insanların, eğer kayıtlı değilse cenazesi bile açıkta kalır insanın.

Efendim, şu andaki Fransa ve Yunanistan, biliyorsunuz oralarda sosyalist hükümetler var, sürüyor mu faaliyeti Misyonerliğin?

Sosyalist olsun, komünist olsun ne olursa olsun, onlar pekâlâ her zaman Hristiyan’dırlar, Hristiyanlıklarından bir şey kaybetmezler gün güne çoğaltırlar faaliyetlerini.

Türkiye’de de var mıdır misyonerlik çalışmaları?

Siz şimdi çoluk çocuğunuza bir Seyha incisi alıp takabilir misiniz, on milyon lira değerinde, ama başkaları gidip Mahmutpaşa’ya taklidini alıp takıyor. Siz kendi dininizi öğretemezseniz, onlar Hristiyanlığı pekâlâ öğretirler tabi. Meselâ geçen yıl Kurtuluş semtinde ki bütan kapıcı çocuklarına aşılamışlar? Bir tarihte, bir yakınımı hastanede ziyarete gidiyordum, yılbaşı idi. Yolda bir çocuk benden para istedi, tabiî yılbaşı olduğu için alıp kötü kötü şeylere harcayacaktı. Bende “bak yavrum bu Hristiyanların peygamberinin doğumu, sende kendi peygamberinin doğumunu yılbaşı yapsana” dedim. Sonra ona ve yanında ki iki çocuğa peygamberinizin adını söyleyin vereyim, dedim bir tanesi Allah dedi, biri Ali dedi, öteki hiç cevap bile veremedi. İşte on iki yaşındaki çocukların hali. Hem daha ne olsun, bir yahova şahitliği var, Türkiye’de seslerini duymayan kaldı mı? Ayrıca onlar çok sinsi ve ustalıklı çalışırlar kapı altlarından neşriyat atarlar içerilere, mektupla da propaganda yaparlar.

Kendi imkânlarıyla mı yapıyorlar bu işleri yoksa bir yerden destek alıyorlar mı?

Bütün Hristiyan âlemi yardım eder. Zaten onlar bizim gibi delildirler dindardırlar onlar. Pir tarihte Paris’teyken, pazar günü Notre-Dame’ın önünden geçiyorduk. Kalabalık yolları tutmuştu. Ne var, ne oluyor diye merak ettik. Bir de öğreniyoruz ki kilisede konser veriyorlarmış. Tabi herkesin ayağı alışsın diye yapıyorlar. Biz kendi dinimizin kıymetini bilmiyoruz. Hazine’nin içindeyiz, bunun farkında değiliz. Amerika’da çok zengin bir adam varmış; bir karısı, bir kendi başka kimsesi yok. Parasını, mücevherini bir mahzene koyarmış, bir anahtar kendinde biri karısında. Bir gün adam, Altınını mücevherini kontrol ederken kapı üstüne kapanıyor. Ne yapıp ne yapmıyor oradan çıkamıyor.
Kadının da aklına hiç orada olabileceği gelmiyor, gidip resmiyete başvuruyor, arıyorlar, bulamıyorlar. Neden sonra adamın, hazinede ölüsünü buluyorlar.
Pakistanlı şair İkbal ne diyor, suç İslam’da değil, bizim Müslümanlığımızda diyor. Bu gün nafakasını zor doğrultan aileler var, bir yanda da parayı nerelere harcayacağını bilemeyenler var. Bizim ecdadımız hem dindardı, hem de efendiydi. Fethettiği yerin ağaçlarına bile dokunmazdı, merhametliydi. Komşusu açken tok yatmıyordu.

Samiha hanım, misyonerlikle masonluğun bir ilişkisi var mıdır?

Masonluk bütün dünyayı tahrip edici bir felaket. Her iyi şeyin iyi şeylerle bir irtibatı olduğu gibi, masonluğunda misyonerlikle irtibatı vardır.

Ferman Karaçam

Henüz hiç yorum yapılmamış...

Yorum Yap

(*) işaretli alanların doldurulması zorunludur.


Captcha