Kapat Hoşgeldin, Ziyaretçi | Oturum AçKayıt Ol

Gazze Çarpıntıları

Gazze Çarpıntıları
Kadir Oğul'un sesinden, Ferman Karaçam'ın kaleminden "Gazze Çarpıntıları" şiiri...


"Söz dokuz boğumdan geçer" derdi babam
Oysa benim hiç sözüm yokmuş meğer
Granitten ses geldi
Demirden, taştan, mermerden ses geldi
Elimle ve dilimle dokunamadığımdan beri
Üstüme kanlı bebek ölümleri dökülürken
Yolumun dikenleri dile geldi
Kaldım öyle, geçemedim
Hicran ve küf kokan bu viraneden

Örtün üstümü simsiyah bir kefenle
Aynalar görmesin beni
Baharlara değmesin başım
Anneler keremini öpemezken eskisi gibi
Ben çırılçıplak bir zillet içindeyim hala

Üç yaman kahpe çeliktenmiş anladım bunu
Biri kadimeden kan pıhtısı
Korku cellâdı öteki
Bir diğeri dev aynası
Bunların ortasından güpegündüz çocuk cesetleri yağarken
Bebek vücutlar yırtılırken parça parça
Sonra yan yana dizilirken eksilmiş küçücük bedenler
Benim hiçbir sözüm yokmuş meğer
Pazularım erimiş
Kaburgalarım sökülmüş
Vicdanım ezik bir böceğe dönmüş

Gene de dönüp dönüp
Bozguna uğramış çiğdemlere bakıyorum
Çiğnenmiş başaklara dönüyorum yüzümü
Boyunları kırılmış papatyalara su veriyorum
Ortasından ikiye bölünmüş bir Şehit cesedi için
Kırıntıları kalmışsa öfkemin ve kardeşliğimin
Ve Ebabillerin kanatları kopmamışsa hala
Kalbime dönüyorum

"Söz dokuz boğumdan geçer" derdi babam
Kalbime dönüyorum buğz için
Ve yaralı bir güvercin gibi
Kalbimi öpüyorum
Sıcak ve kanlı

Ferman Karaçam
http://twitter.com/fermankaracam

1 Yorum

Yorum Yap

(*) işaretli alanların doldurulması zorunludur.


Captcha